Image Hosted by ImageShack.us
{{ TÜRKÜN VE TÜRKÇENİN SESİ }}


BİR DÜŞÜN ÖNCE

2014-01-19 10:28:00

BİR DÜŞÜN! Bundan önceki yazımda Türk Dilinin tarih içindeki seyrini yazmaya çalışmıştım. Doğrusu bu yazıyı kaleme almamın ne kadar isabetli olduğunu bu günlerde görüyorum. Son günlerde Tv haberlerinde, gazete manşetlerinde, köşe yazılarında kendisine yer bulan kürtçe eğitim konulu görüşler ve tartışmalar. Bir millet dili ile topluluğu oluşturur ve dil devletin ana direğidir. Vatanı bir bayrağı bir olan topluluklar milletleri, milletlerde devletleri oluşturduğuna göre ülkemizde böyle bir saçmalığa nasıl giriliyor. Görevim icabı Anadolu’nun bir çok yerinde bulundum. Bu günün şartıyla Anadolu coğrafyasında mahalli lisanlar ve şiveler konuşulmaktadır. Örneğin Malatya’da Kürtçe, Bingöl’de Zazaca, Karadeniz Bölgesinde Lazca, Hatay taraflarında Arapça, Iğdır bölgesinde Azeri’ce ve Çeçen’ce gibi. Bu lisanlar günlük yaşamda kullanılıyor, heryerde konuşuluyor, kimse siz niye bu dilde konuşuyorsunuz demiyor. Bir dilin Eğitim dili olabilmesi için tarihçesi, kökü, gramer yapısı ve saf olması gerekir. Yıllardır ülkemizi bölüp parçalamak arzusu içinde olan dış mihrakların kışkırtması ile kardeşi kardeşe vurduran hainler dağlarda ki silahlı mücadeleyi kaybedince, şimdi de siyasi bölücülüğe başvurmuşlardır. AB’ye girmek için taviz üstüne taviz isteyen, yüzümüze dost görünüp bizleri sırtımızdan vuran Avrupalı ülkelerin bitmek tükenmek bilmeyen istekleri toplum olarak hepimizi çileden çıkarmaya başladı. Her şeye evet dedik ama Kürtçe eğitime kesinlikle hayır. Bu resmen bizi içeriden bölüp parçalamanın bir provasıdır. Bu oyuna milletçe gelmememiz gerekir. Devletin bekası, b... Devamı

KURTULUŞ SAVAŞINDA MENZİL TEŞKİLATI

2014-01-18 11:39:00

MENZİL TEŞKİLATI Kurtuluş Savaşı Döneminde Batı Cephesi Kararğahı’nın çalışmaları Büyük Taaruz’un kazanılmasında aktif rol almıştı. Büyük taarruz hazırlıklarına,İnönü Savaşlarından,hususiyetle Sakarya Savaşı’nın başından,7 Ağustos 1921 tarihinden itibaren başlanmış olduğunu kabul etmek icabeder.5 Ağustos’ta,hususi bir kanunla Başkumandan olan M.Kemal,7 Ağustos 1921’de kanun mesabesinde on “Tekalif-i Harbiye Emirleri”ni neşretmiş,dolayısıyla bütün milletin iştirakıyla “topyekun savaş”prensibi kabul etmiştir.Zaten bilinmekle beraber,bu tarihe kadar bütün milletin tarım,sanayi,teknik,ticaret ve vergi gücü artık belli olduğundan,düşmanı memleketin “harim-i ismetinde”imha edebilmek için,atalardan kalma menzil teşkilatına başvurarak,milletin mevcut imkanlarını seferber etmek icabetmiştir.Bir ordunun bütün iaşe,ibate,esliha,ulaşım,sağlık,bir kelimeyle “lojistik” ihtiyaçlarını sağlayan menzil teşkilatıdır. Osmanlı’lar döneminde kurulan bu teşkilat,Ordu sefere çıkacağı zaman yol güzerğahı üzerinde konaklayacağı kazaya gelmeden aylar öncesi oranın yetkilisine haber verilip askerin a’dan z’ye lojistiğinin hazır edilmesi emri verilirdi. Kısaca temas ettiğimiz bu düzene,M.Kemal Atatürk de dört elle sarılmış ve bundan memleketin kurtulması hususunda en büyük faydayı sağlamıştır. M.Kemal’in bir ucu Batıda düşman mevzilerine,öbür ucu,İç Anadolu’da merkezleştikten sonra ta Doğu sınırlarımıza kadar uzanan menzil teşkilatını ele alarak,yeniden nasıl teşkilatlandırıldığını ve ihya ettiğini,bundan nasıl istifade ettiğini anlaya bilmek için şu teşkilatı ve ödevlerini bilmek zarureti vardır. Görülüyor ki,önce Dinar,Akşehir Menzil Müfettişlikleriyle,Emirdağ Hat Komutanlığı... Devamı

TÜRK DİLİ VE KRONOLOJİSİ

2014-01-18 11:33:00

TÜRK DİLİ VE KRONOLOJİSİ Her millî bünyenin, yabancı tesiri altında kalarak, onları taklit etmeye, özenmeye ve kendine has millî bünyesinden uzaklaşmaya başladığı zaman,zaafa uğradığını, başka milletlerin esiri derecesine düştüğünü, tarih bize gösteriyor. Göktürkler, Anadolu Selçukluları ve nihayet XVI. asırdan sonra Osmanlılar, bunun bariz misalleridir. Türkler yaratılışı itibariyle, topluluklar oluşturup kurdukları boylar, soylar, devletler de, yazının icadından sonra bulunan vesikalara dayanarak konuştukları öz dilleri, yazı dili olarak da kullana geldikleri görülmektedir. Bu bakımdan, Türk’ler100-920 li yıllar ile İslamiyeti kabul ettikleri ilk 920-1080 yılları arasında da Türkçe’den başka dil kullanmamışlardır. Fakat Melikşah’tan (1072-1092) itibaren Büyük Selçuklu’ların, Arapça’nın, fakat bilhasa Farsça’nın tesiri altında kalarak eriyip gittikleri bilinmektedir. Anadolu’da ise Selçukluların, Anadolu’yu fethettikleri ilk zamanlarda; Güneydoğu Anadolu’da zaten Arapça konuşuluyordu. Bizans’tan alınan yerlerde “Kurulan ilk beyliklerde de devlet dilinin Arapça olması muhtemeldir” gibi bir tahmin varsa da,bu tahmin sosyal ve tarihî hakikatlere uymamakta ve dolayısıyla kabule şayân görülmemektedir. Zira, Türkçe’den başka Arapça’yı devlet dili yapmaları,kolayca kabul edilir bir hal değildir. Nedeni ise o beylikleri oluşturan topluluk Türk ve Rum halkından oluşup kendi dillerinin dışında Arapça’yı bilmiyor olmalarıdır. Böyle bir durumda zaruret gözükmüyor. Bu açıdan bakıldığında Konya’daki Selçukluların, Sivas’daki Danışmendler’in, Erzincan’daki Mengücek’lerin ve Kars’ daki Saltuklar&rsq... Devamı

KARAMANOĞLU DEVLET Mİ BEYLİK Mİ?

2014-01-18 11:29:00

KARAMANOĞLU BEYLİK Mİ DEVLET Mİ ? Karamanoğulları hakkında yazmış olduğum yazılarımdan dolayı mesaj atan dostlardan gelen talep üzerine Karamanoğlu Beyliği mi yoksa Karamanoğlu Devleti mi? bu hususta bilgi ve belgeler nelerdir şeklinde sorulan konu hakkında edindiğim bilgiyi şu şekilde açıklamak istedim. Bilindiği üzere Karamanoğulları başlarında Nuri Sufi (Sofi Nuri) komutasında Anadolu ya geldiklerinde Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından Klikya ve Ermenek Başkent olmak üzere Toroslar bölgesine yerleştirilmişlerdi. Anadolu Selçuk hükümdarlarının zaman zaman basiretsiz hareketleri, Mogollara karşı teslim olunması ülkeyi kurtarmak için her hangi bir harekete geçmemeleri gibi durumda Karaman Beyi, Mehmet Bey, Güneri Bey, Mahmut Bey zaman zaman Konya' yı ellerine geçirmişlerse de kalıcı olarak durmadıkları saray içinde ki kargaşayı hallettikten sonra kendi bölgelerine çekildiklerini görüyoruz. Ancak 1308 yıllarında Selçuklunun son Sultanı 2. Mesut' un ölmesiyle birlikte Selçuklu hanedanında tahta çıkacak kimse kalmamıştı. Devlet Valide Sultan tarafından idare edilmeye çalışılırken boşluktan faydalanan beyler teker teker istiklallerini ilan etmeye başladılar bu duruma Karamanoğlu Mahmut Bey de Bağımsızlığını ilan ederek Bölgenin hakimiyetini sağladı. Konya da durum çok karmaşık bir hal almıştı. Mevlana' nın ailesinin eski muhib ve müntesiplerinden ismini Sultan Veledin koyduğu Ahi Sadık isminde birinin oğlu olan Ahi Mustafa şehirde eşkıyalık yapıp etrafa zararlar vermeye başlaması, şehirde ki tüm çapulcuların yanında yer almasıyla esnafın korkulu rüyası olmaya başlamışlar, bu durumdan kurtulmak için halkın da baskısıyla Sultan Ana Valide Sultan Ermenek' te bulunan Karamanoğlu Yahşi Beyi Konya' ya davet etti. Konya' ya gelen Karamanoğlu Yahşi Bey Ahi Mu... Devamı

VARSAKLAR VE KARKINLILAR KABİLESİ

2014-01-18 11:27:00

VARSAKLAR : Varsaklar Karaman Türkmenlerindendir. Karamanoğulları ile beraber gelmişlerdir. Karamanoğullarına tabi samimiyetle onlara sadık, Karamanoğullarının kültür ve askeri kaynağı idiler. Cengaver silahşör bir kabile olan Varsaklar, güneyde Silifke, Tarsus ve Mersin ile doğuda Gülek Boğazı, kuzeyde Bor, Ulukışla, Ereğli ve Karaman sınırları içinde kalan Toros Dağlarında otururlardı. Tarihçiler bu mıntıkaya “Bulgar”- “Bol-kar” dağları derler. Oldukça geniş bir mıntıka olan bu dağlık bölgede Varsaklar, başlıca yedi büyük kabile olarak yaşıyorlardı. Ama mesela yalnız Ulaş Varsakları kalabalık yedi kabile iken, Bayındır Varsakları kırk kabileden müteşekkildi. 40 kabilenin cümlesi 835 çadırdan oluşuyordu. Bu yaklaşık 4175 kişilik bir nüfus demektir. Genel olarak bakıldığında Varsakların 20-25000 nüfusa sahip oldukları görülür. Bayındır kabilesinin bir kolu da Silifke’ye bağlı Teke köyünde oturur. Varsak beylerinin arasında Ulaş kabilesinin beyi olan Uğuz (Oğuz) bey pek meşhurdur. Oğuz Bey 1468-1470’de Rumi Mehmet Paşa’yı feci şekilde mağlup etmiş, Rumi Paşanın Karaman ve Ereğli’den topladığı altın ve gümüş avaneyi, ordunun ağırlıklarını, ordu hazinesini ele geçirerek kabilesi halkına dağıtmıştır. Varsaklar aslen Salur Kabilesindendir. Salurlar Oğuz Han’ın Dağ Han adında ki küçük oğullarından biri ve “altın ok” bulanlardandır. Büyük kardeşlerine “ altın yay” bulanlara tabidirler.Kitabı Dede Korkut’ta adı geçen Salur Kazan’ın babası Ulaş Bey olduğu yazılıdır. Varsaklar, Karamanoğulları ile yakın akrabadırlar. Varsak beylerinin bilinen bazı adları; Boğaoğlu, Akbaşoğlu, Elvanoğlu, Sömekoğlu, Eğdiroğlu, Özmenoğlu, Adalıoğlu, Ulu (Ulaş) oğlu, Oğuzbeyoğlu, Emiroğlu’dur. Meşhur Ertena Beyin öl&uu... Devamı

AVŞARLAR KABİLESİ (BEYLİĞİ)

2014-01-18 11:25:00

AVŞARLAR : Karaman Türkmenleri arasında Karaman oğullarının birinci, Avşarların ikinci, Turgut oğullarının üçüncü derecede kalabalık ve zengin kabileler olduğu söylenebilir. Devletin Kurulduğu ilk seneler de Avşarların Turgut oğullarından önce geldiği biliniyor. Zira Turgut oğullarının ilk senelerde ismi yokken, Karamanoğlu Devletinin kurulmasında Ermeni taarruzlarına karşı devletin müdafaa edilmesinde Avşar beyleri önemli roller oynamıştır. 1230’ larda Kilikyaya yeni yerleştikleri bir sırada ve özellikle Karaman Bey (1255-1263) zamanındaki savaşlarda Avşar kabilesi Beyi islâm Bey ismi ön planda zikredilmektedir. Bir ermeni tarihçinin anlattığına göre 1254’ te Avşar Beyi İslâm Bey , ermeni akınlarına karşılık İsorya (Kilikya) sahillerinde bulunan ve bir Ermeni kalesi olan Gorigos’ u ( Kız Kalesi) muhasara etmiştir. Kale deniz içinde olduğundan ve iyi tahkim edildiğinden şehir içinden de destek aldığından dolayı İslam Bey Kız kalesini alamamıştır. Fakat kale çevresinde ki köy ve kasabaları ele geçirerek büyük bir ganimet elde etmiştir. Ermeniler de kuvvet, derman, cesaret ve mal bırakmamıştır diye anlatmıştır. İslâm Beyin vefatından sonra yerine geçen Avşar Beyi Sarum Bey de Gorigos’ u bir kere daha muhasara etmiş ise de Kale çok iyi korunduğundan ve kuvvetli karşı koymalarından dolayı alamamıştır. Sarum Bey kaleyi mancınıklarla bir hayli yıpratmıştır. Emir Sarum Bey de Kaleyi ele geçirememiş ancak büyük zayiatlar verdirerek ele geçen savaş ganimetleri ile tekrar geri dönmüştür. Avşar Emirlerinin bu savaşları Karaman Beyin (1255-1263) Ermenilerle yaptığı savaşlardan ayrı ve müstakil savaşlardandır. Emir Sarum Beyin Gorigos’ u muhasarası 1277-1278 dir. I. Mehmet (1263-1280) Konya üzerine yürür ve 1277 de Konya’ yı zapt ve muhasara... Devamı

ATÇEKENLER KABİLESİ

2014-01-18 11:20:00

ATÇEKENLER Dünkü yazımda Karamanoğullarının askeri kanadı olan ve orduyu yöneten Turgut oğulları ile ilgili araştırma yazımı paylaşmıştım. Turgut oğulları ile ilgili araştırma yaparken Atçekenler olarak anlatılan yazılı kaynaklarda haklarında fazla bir bilgi bulunmayan bu kabile ile ilgili toplayabildiğim notu sizlerle paylaşmak istedim. Bu araştırma yazım Akşehir Pervasız Gazetesinde de 2003 yılında yayınlanmıştı. Atçekenler de Karaman Türkmenleri idiler. Ova illerinde oturuyorlardı. Önce Selçukîlere sonra Karamanlılara tabi olarak, Konya’nın kuzey batı kısmından kuzey doğu kısmına kadar olan yerlerde ikamet ediyorlardı. Genel olarak tarımcılık, koyunculuk yapmakla beraber, aynı zamanda at yetiştirmekle de meşhur olmuşlardır. Ata meraklı emirlere, saraylara ve orduya at yetiştirirler ve satarlardı. Köylerine kadar gelip kendilerini ziyaret eden , ayranlarını içen sultanlara ve vezirlere cins at hediye etmekten çekinmezlerdi. Bu sebeple sultanlar, vezirler ve devlet ricali tarafından sevilir ve sayılırlardı. Kabile başkanlarına atadan kalma “BEY” denirdi. Konya’nın kuzeyinde de Tuz Gölü’nden Akşehir’e kadar uzanan geniş ovada başka Türkmen kabileleri (köyleri) ile komşu olarak otururlardı. Günümüzde de böyle devam etmektedir. Atçekenler genel olarak Şereflikoçhisar, Konya’nın Eşme Kaya kasabası, Aksaray ve çevresinde Kazancalı köyü, Elgen viran köyü,Koz viran, Aralık, Böğrü delik köylerinde ikamet etmişlerdir. Yine Atçekenlerin kalabalık bir kısmı da Kadınhanı, Ilgın’dan başlayıp Akşehir’in doğusunda kalan Ova il (iç ova) köylerinde ve Aladağ mıntıkasında, Turgut oğulları köyleri ile beraber oturuyorlardı. Karaman'ın kuzeyindeki Ova il de karadağ yamaçlarında, kalabalık Bayburt oğullarının köyleri va... Devamı

TURGUTOĞULLARI BEYLİĞİ

2014-01-18 11:19:00

TURGUT OĞULLARI ( BEYLİĞİ) Bugün Yunak İlçesine bağlı olan Turgut Kasabasının adını aldığı ve tarih sahnesine Karamanoğulları ile birlikte çıkan ve onlarla birlikte tarih sahnesinden silinen Turğutoğulları Kimlerdir?Anadoluya nereden gelmişler,hangi soya veya kabileye aittirler?Bugün Akşehir İlçemizde de yoğun olarak yaşayan ve kendilerine halk lisanı ile “ TIRAŞ” lakabı takılıp AŞAĞI KÖYLÜ denen bu insanlardan acaba kaçtanesi geçmişini biliyor? Bütütn bu soruları aydınlatmak ve yeni nesillere geçmişini hatırlatmak,soyları hakkında bilgi sahibi yapmak için bu araştırmayı gerçekleştirdim.Elde edilen bilgiler tarih kaynaklarından alınmış,derlenip toplanmıştır.Ancak her bilgiye tam olarak ulaşılabilinmiş midir,elbette hayır.Çünkü derli toplu Türk Tarihi olmadığından,en ince ayrıntılarına kadar bir tarih yazılmadığından birçok sorunun cevabına ulaşılamamaktadır. Araştırma yazımızda hatamız ve eksiklerimiz olabilir,eksiklerimizi siz okuyucularımızın tamamlamasını,bu konuda elinizde bulunan belge ve bilgileri de bizlere ulaştırarak hatalarımızın düzeltilmesini sizlerden bekliyorum. Turğutoğulları tarih sayfalarında tek başına ele alınıp işlenmemiştir.Yaptığım araştırmalar neticesinde Turgut Bey adına Karamanoğulları tarihinde rastlanılmış ve onlarla birlikte hareket eden bir aşiret reisi olarak görünmektedir.Anadoluya nereden geldiler sorusuna net bir cevap bulunamazken tüm tarihçilerin ortak görüşü şu şekilde izah edilmektedir: Üst yurttan ayrılan Türkler Horasan,Altay,Urallar,Azarbeycan,Şirvan gibi bölgelere M.S.920 yıllarında yerleştiler.İslamiyeti kabul eden bu Türk kabileleri Batıdan gelen Mogol istilasından ve tehlikesinden kaçarak Selçuklu Komutanı Tuğrul Bey komutasında Anadolu’ya geçtiler.Konya’da Anadolu Selçuklu Devletini kurdular.Şi... Devamı

KARAMANOGLU FM

2013-12-04 09:46:00

KARAMANOGLU FM .......KARAMANOGLU FM ...Dj...Dj...Dj...Dj..... BOZKURT YÜREK.......Dj......Dj......Dj......Dj......Dj... YAYIN AL NiK AL TEMA SiD AT ... Devamı

BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK.

2010-04-03 07:50:00
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 1
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 2
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 3
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 4
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 5
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 6
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 7
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 8
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 9
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 10
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 11
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 12
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 13
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 14
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 15
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 16
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 17
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 18
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 19
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 20
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 21
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 22
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 23
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 24
BAŞBUĞUM BİZ SENİ UNUTMADIK. |  görsel 25

 TÜRK DÜNYASININ GERÇEK LİDERİ TÜRK İSLAM DAVASININ ÖNDERİ TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN BAŞBUĞU ALPARSLAN TÜRKEŞ'İ RAHMET VE ŞÜKRANLARIMIZLA ANIYORUZ.BAŞBUĞUM MEKANIN CENNET,YATTIĞIN YERE NUR DOGSUN.RABİM SANA GANİ GANİ RAHMET EYLESİN.RUHUN ŞAD OLSUN. EL FATİHA. Dokuz Işık Doktrini, derin bir insan sevgisi ve insan haysiyetine saygı ile bağlı olma isteğini içerisinde taşır.    ALPARSLAN TÜRKEŞ'in HAYATI Alparslan Türkeş (Ali Arslan Türkeş), (d. 25 Kasım 1917, Lefkoşa – ö. 4 Nisan 1997, Ankara). Türk asker ve siyaset adamı. Nufus kaydındaki isminin Hüseyin Feyzullah olduğu iddiası yanlıştır. Bu daha sonra kendilerine siyasi bir yön katmak isteyen Arusi Şeyhi Mehmed Feyzi Efendi tarikatinin uydurmasıdır.[1] Takma ad olarak "Alp Arslan" adını kullanmıştır. Aslen, Pınarbaşı'nın Yukarı Köşkerli köyünden afşarlardandır. Aile daha sonra Kıbrıs'a göç etmiştir. Başbuğ olarak adlandırılan Türkeş, aynı dönem Türk siyaset yaşamını etkileyen liderlerden biriydi. Türkeş, Kuleli Askeri Lisesi ve Harp Okulu'nu bitirdikten sonra 1944'te yüzbaşı rütbesindeyken "Turancılık" davasından yargılandı. Dava sonunda aldığı ceza 1 yıldan az olduğu için orduya tekrar dönebildi. 1948'de Harp Akademisi'ni bitirdi. 1959'da albaylığa yükseldi. 1955'te NATO nezdinde KKK temsilcisi olarak ABD'ne gönderildi. 27 Mayıs 1960 harekatının bildirisini radyodan okuduktan sonra adı sıkça duyulmaya başlandı. Bu dönemde Milli Birlik Komitesi içindeki görüş ayrılığı sonucu 13 Kasım 1960'da 13 üye ile birlikte görevinden "affedilen", siyasi tarihimizde "14'ler" olarak adlandırılan grubun lideri konumundaki Alparslan Türkeş MBK tarafından re'sen emekli ve "B&uum... Devamı

TÜRK DİL BAYRAMI VE KARAMANOĞLU MEHMET BEYİ ANMA TÖRENLERİ

2010-02-28 00:21:00

  TÜRK DİL BAYRAMI VE KARAMANOĞLU MEHMET BEYİ ANMA TÖRENLERİ 13 MAYIS 2010 TARİHİNDE YAPILACAK. 13 MAYIS 2010, TÜRKÇENİN RESMİ DEVLET DİLİ OLUŞUNUN 733. YILI‏ Türkçenin resmi devlet dili oluşu nedeniyle her yıl geleneksel olarak kutlanan "Türk Dil Bayramı ve Karamanoğlu Mehmet Bey'i Anma Etkinlikleri" 13 Mayıs 2010 günü, ERMENEK-BALKUSAN'da düzenlenecek törenlerle kutlanacaktır. Etkinliklerin eşgüdüm içinde düzenlenmesi ve olabilecek en geniş katılımın sağlanması amacıyla birkaç aydır; Karaman Belediyesi, Ermenek Belediyesi ve Karamanoğlu Mehmet Bey Dil ve Kültür Derneği arasındaki görüşmeler belli bir aşamaya gelmiş bulunuyor. Şimdi sıra; Karaman, Ermenek kökenli vakıf, dernek, konuya duyarlı yurttaşlar ve Türkçe konuşan ülke ve topluluk temsilcilerinin ETKİNLİKLERİN İÇİNİN DOLDURULMASINA  ilişkin düşünce, tasarım gibi maddi - moral düzeyde katılım ve katkılarının neler olabileceğinin tartışılmasındadır. YAPILACAK OLAN KUTLAMALARA KATILIMLARINIZI VE DUYGU VE GÖRÜŞLERİNİZİ BİZLERE ULAŞTIRMANIZI BEKLER SAYGILAR SUNARIM. ... Devamı

KARAMANOĞLU

2009-10-16 00:41:00

                  Bugün Karaman'a gidenleri, şehir meydanındaki anıt karşılar. Şehre adını veren Karamanoğulları Beyliği'nin hükümdarı l. Mehmet Bey'in heykelidir bu ve ünlü fermanı da eline tutuşturulmuştur: 'Bugünden sonra divanda, dergâhta, bârgâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmaması' yönünde bir ferman... Aslında ferman Karaman'da değil, 13 Mayıs 1277'de, Konya'da yürürlüğe konulmuştur. Türkçe ilk kez bu fermanla resmi dil kimliğini kazanmıştır. Bu çok önemli bir gelişmeydi ve Anadolu'da Türkçe konuşmanın geleceği bakımından belirleyici bir adımdı. Çünkü o tarihe kadar Selçuklu'da devlet işlerinde kullanılan dil büyük ölçüde Farsça ve Arapçanın hâkimiyetindeydi. Bugün Karaman'da her yıl 13 Mayıs 'Dil Bayramı' olarak kutlanıyor. Selçukluların Anadolu'ya hâkim olmalarıyla başlayan Türk boylarının göçü, Asya'da patlayan Moğol kasırgasıyla büyük boyutlara ulaştı. Türkmen boy ve oymakları Anadolu'ya yığıldı ve nüfus dengesi büyük ölçüde değişti. Bu boy ve oymakların bir kısmı batıda Bizans ve güneyde Kilikia sınırlarına, bir kısmı da Orta ve Doğu Anadolu bölgelerine yerleştirilmişti. Karaman Türkmenleri, Kilikia sınırlarında, bugünkü Ermenek civarında bulunuyorlardı. Moğolların Anadolu Selçuklu Devleti'ni kesin olarak alt etmesinden sonra, Anadolu'daki Türkmen beyler yavaş yavaş Selçuklu ile bağlarını kopardılar ve toplam sayısı 20'yi aşan bağımsız beylikler ortaya çıktı. Bu beyliklerden biri de Oğuzların Afşar boyuna mensup Karamanoğulları idi. Beyli... Devamı